8 Kasım 2014 Cumartesi


"En çok akşamları duyuyorum zamanın acısını.
Bir kandilin yağı bitmiş de fitili yanıyormuş gibi garip bir is kokusu yayılıyor eşyalardan. 

Eskimeyi hiç bu kadar yakın ve yoğun yaşamamıştım. Duvarlar bir sünger gibi emiyor gün boyu sokaklardan topladığım sesleri. Işık, sevinç ve hareket yerini koyu bir gölge, bir dip yalnızlığına bırakıyor. Geriye bir iç çekiş, bir uğultu, bir sayıklama 
gibi kendi sesim kalıyor, aynalara buğular düşüren".

Şükrü Erbaş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder