16 Nisan 2015 Perşembe

Enfekte bir günün hikayesi! / defter


























Borges Defteri

Enfekte bir günün hikayesi! / defter
Yirmi yıl önce bugünkü gün yeryüzünün en genç sendikacısı , 
Pakistanlı “İkbal Mesih” öldürüldü! 

Marks: 
“Kapitalizm ve gövdesinin her deliğinden,tepeden tırnağa, kan ve enfeksiyon akıyor.” yazdı. 
İşte bu sözlerİ, kimileri sadece okur, kimileri tanıklık edere ve birileri yaşamlarının 
son anına kadar yaşarlar, kemik iliklerine kadar hissederler. 6 yaşında bir çocuk ailesi tarafından önce halı dokuma atölyesine satılır. Ailesi bir halıcıdan 12 dolar borç alır, 
ödeyemez, karşılığında küçük İKBAL işverenin halı atölyesinde zorunlu olarak çalışmaya başlar. O andan sonra ne ücret söz konusudur ne de herhangi bir hak-hukuk. 
Bir yılın sonunda işveren çocuğun giyim-gıda masrafı olarak borcu 260 dolara çıkarır. 
Bir çeşit kölelik sistemi. İkbal, Günde 14 saat, nemli ve insani koşullardan yoksun atölyede çalışır. Aradan iki yıl geçtikten sonra, bir gün yakın akrabası aracılığıyla Lahor kentinde “Ücretsiz Çalıştırılmaya Karşı Mücadele Cephesi”nin varlığını öğrenir, 
atölyeden kaçar ve ilk toplantısına katılır. Cephenin genel başkanına (İHSANULLAH HAN) kendini tanıtır, ağır durumunu anlatır, aldığı tavsiye mektubuyla Cephenin okulunda 
eğitime başlar. Dört yıllık okulu 2 yılda bitirir. Küçük yaşına rağmen tüm Pakistan çapında kendi durumundaki çocukların sesi olur. Bu tavrı büyük-orta ölçekli 
ve ücretsiz çocuk işçi çalıştıranların hoşuna gitmez. Kimliğini gizleyerek onlarca atölyeye 
işe girdi , çocukların durumlarını yakından inceledi, tutanaklar tuttu. 
Yüzlerce çocuğun kurtuluşu için mücadele etti. Reebok İnsan hakları ödülünü aldı. 
16 Nisan 1995 tarihinde ve sadece 12 yaşındayken 
kalbine isabet eden tek kurşunla ve sömürü düzeninin uşakları tarafından öldürüldü. 
Birilkbahar dolusu gibikısa ama dolu dizgin yaşamı, onurlu duruşu ve ondan sonra yeşeren 
düşünce fidanları. Onun o unutulmaz sözü yeryüzünün bir yığın yer altı atölyesinde 
esir muamelesi görerek çalıştırılan çocuklara bir yol feneridir: 

“Artık patrondan korkmuyorum, o benden korksun”. 

Adı: İkbal, Soyadı: Mesih! 
Kimi adlar ve soyadlar aslında bir sır gibi kaderlerini sırtlarında taşırlar. 
Fotoğrafını defterin en güzel sayfasına çoktan iliştirdik. / defter

“Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler...”  /  Nazım Hikmet


Kaynak: https://www.facebook.com/photo.php?fbid=1202800025520466&set=a.1015642290073.2310.1795583777&type=1&theater