17 Şubat 2014 Pazartesi


Fotoğraf: Biz bu dünyaya çok sert çakıldık baba. 
Fakat mıhlara pas vuran suyuzdur da. 
Göz, gözyaşıyla alınmış bütün mevzilerinden kaçıp caysa da, huydur, biz oralardayız.
Yaralıyız yağmur cümle yaralarımızı bağışlar sağaltırsa da.
Suyuz. 
Kim bilir kaç mevsim kaç fırtına yolumuzu yanıltır.
Biraz ve derin. 
Sonra güncelerimizi dönülmez zamanlarla sarartan o garip devrim, 
şimdi şakaklarımızda ağaran bir tek saç telinin sesidir. 
Ama caymaz, caymayacaktır da.
Sulara ark olmuş topraklarda bir koyak sellerden caymaz.
Bana tarihini soran kâğıtlara ben ne diyeyim. 
Ona akasyayla atkestanesinin deliliğini anlatırdım. 
Birisi kahverengi fasulya, ikincisi yeşil kahve topçuklarıyla üremeye yarışıyordu, deliler.
Düşüldüğü unutulmuş yarlarında eski bir bahçenin. 
Unutmazlardı.
Çün mevsim dönümleri unutturmaz insana dönülemeyecek nedir.
Bizi bu dünyaya çok sert vurdular baba. 
Oysa mıhlara pas idik. 
Seslere aks idik. 
Sözlere yankı. 
Adımlara ayak idik, ayaklara adım. 
Yürümeye sefer. 
Sefere menzil. 
Menzile kısrak.
İnkâr benzini ve boynunu solduracaktır baba. 
Biz bu dünyaya çok sert çakılmıştık. 
Ve kendi sefil günlerinde bizi soldurmaya yönelen bu dünya caydıramayacaktır asla. Caydıramaz asla.
Yakalandığımız küçücek evlerden tutuklanacağımız sokaklara.

Hulki AKTUNÇ - (ŞİİR NASIL DİRETİR)
Biz bu dünyaya çok sert çakıldık baba. 
Fakat mıhlara pas vuran suyuzdur da. 
Göz, gözyaşıyla alınmış bütün mevzilerinden kaçıp caysa da, huydur, biz oralardayız.
Yaralıyız yağmur cümle yaralarımızı bağışlar sağaltırsa da.
Suyuz. 
Kim bilir kaç mevsim kaç fırtına yolumuzu yanıltır.
Biraz ve derin.
Sonra güncelerimizi dönülmez zamanlarla sarartan o garip devrim,
şimdi şakaklarımızda ağaran bir tek saç telinin sesidir.
Ama caymaz, caymayacaktır da.
Sulara ark olmuş topraklarda bir koyak sellerden caymaz.
Bana tarihini soran kâğıtlara ben ne diyeyim.
Ona akasyayla atkestanesinin deliliğini anlatırdım.
Birisi kahverengi fasulya, ikincisi yeşil kahve topçuklarıyla üremeye yarışıyordu, deliler.
Düşüldüğü unutulmuş yarlarında eski bir bahçenin.
Unutmazlardı.
Çün mevsim dönümleri unutturmaz insana dönülemeyecek nedir.
Bizi bu dünyaya çok sert vurdular baba.
Oysa mıhlara pas idik.
Seslere aks idik.
Sözlere yankı.
Adımlara ayak idik, ayaklara adım.
Yürümeye sefer.
Sefere menzil.
Menzile kısrak.
İnkâr benzini ve boynunu solduracaktır baba.
Biz bu dünyaya çok sert çakılmıştık.
Ve kendi sefil günlerinde bizi soldurmaya yönelen bu dünya caydıramayacaktır asla. Caydıramaz asla.
Yakalandığımız küçücek evlerden tutuklanacağımız sokaklara.

Hulki AKTUNÇ - (ŞİİR NASIL DİRETİR)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder