6 Kasım 2014 Perşembe

Edip CANSEVER - Salıncak 'şiirinden

Çünkü o kadın ..
Yıllanmış ağaç kabuklarında bir yara
bir geçit , bir su akıntısı , bir bıçak izi .
Tanrım ona bir salıncak .
Bir gidip bir geliversin diye boşlukta
umutla, erinçle, tutkuyla
tanrım .
Ona bir salıncak ..

Edip CANSEVER - Salıncak 'şiirinden

5 Kasım 2014 Çarşamba


"Düşünce adamı bir zümrenin emir kulu değildir.
Hiçbir merkezden talimat almaz. Bir partiye bağlı olmayabilir.
Ama tarihe angajedir. Yani vatandaş olarak vazifeleri vardır:
Belli savaşları kabul etmesi,  belli tehlikeleri göze alması lazımdır.
Bir devrin şuuru olmak zorundadır o. Başlıca vazifesi:
Bütün hakikatleri yoklamak, bütün yalanların maskesini yırtmak, kalabalığa doğruyu göstermek. 

Bazen yangın kulesindeki nöbetçi olacaktır, bazen engine açılan geminin kılavuzu. 
Sokakta insanlar boğazlanırken, düşüncenin asaletine sığınarak elini kolunu bağlamak, düşünceye ihanettir."
.....
Cemil Meriç

Hasan Hüseyin KORKMAZGİL- Dar Gelirlinin Günlüğü


düşünmek bir şey değil kardeşim
ispinoz da düşünür/basınca kakasına
varolmak olmamak da bir şey demiyor bana
sığırlar da koyunlar da köpekler de var
varolmaksa bütün amaç
alın işte bataklıklar işte lâğımlar

düşündükçe ağrılar saplanıyor başıma
dağları kâğıt gibi yakabiliyoruz da
neden orman dikemiyoruz çıplak dağlara
ormanlı güzellikle yaşayamıyoruz?
denizleri benzin gibi yakabiliyoruz da
niçin geberip gidiyoruz çöllerde susuzluktan
çölleri denize niçin çevirmiyoruz?
atlasak da zıplasak da ölecek değil miyiz
neden kıyıyoruz şu insanlara
neden öldürüyoruz?
peki neden oynatmıyor şu bilim baba
o serçe parmağını?
peki neden kurtarmıyor şu insanlığı
bunca namussuzluk varken dünyada?

bilmek de bilmemek de bir şey demiyor bana
halka takmış burnuna bilim babanın
oynatıyor politika
hepsi bu!


Hasan Hüseyin KORKMAZGİL- Dar Gelirlinin Günlüğü

4 Kasım 2014 Salı

Haydar ERGÜLEN - ANNE


sahi senden mi doğdum anne 
yollar nehirler kuşluk vakitleri dururken
bir insandan mı doğar bir çocuk

anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı
kuş olsa çiçek olsa gündüz olsa
kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu

bu kez dağlar doğursun beni anne
sen de ılık yağmur ol
durmadan yağ kanayan yerlerime

Haydar ERGÜLEN - ANNE

3 Kasım 2014 Pazartesi

GÜLŞİİR


''Dünyanın ölümünü gördüm, suyun toprağın
En yakın dostlarımın birer birer
Vakitsiz açan çiçeklerin, vakitli doğan çocukların
Ölümünü gördüm, ama kimse
İnandıramaz beni öldüğüne sevgilerin!
Yaşam ki bir kum saatidir usulca akan
Dolan sevgilerimizdir biz boşaldıkca
Yaşımız biraz da sevgilerimizin akranıdır
Vereceğimiz tek şey budur dünyaya.''

Ahmet ERHAN - 
GÜLŞİİR

Max Stirner - Ben ve tanrı


Tüm alçaklıklar Tanrı adına yapılmadı mı, tüm kanlı idam sehpaları Tanrı adına kurulmadı mı 
insanlar yakılmadı mı, zındıkları öldürmek için mahkemeler ve engizisyon onun adına kurulmadı mı, bütün aptallaştırma çalışmaları onun adına yapılmadı mı ve günümüzde bile çocukların hassas ruhları dinsel eğitimle Tanrı adına zedelenmiyor mu [kelepçelenmiyor mu?] Kutsal yeminler onun adına bozulmadı mı ve her gün misyonerler ve karabaşlar diyar diyar dolaşıp Yahudileri, Paganları, Protestanları ya da Katolikleri (vb) kendi atalarının dinine ihanet etmeye teşvik etmiyorlar mı – Tanrı adına? 

Max Stirner - Ben ve tanrı

Refik Durbaş (Yalnızlığını Taşa Yazan Ustaya Şiir)

Refik Durbaş
Yalnızlığını Taşa Yazan Ustaya Şiir
''ölümün aşındıramadığı bedenimi
güney rüzgârları kavurdu
şair, kaç yıldır bekliyorum
sabrın sığınağında söyler misin?
kapı komşum evleri
adaşım gökyüzünü
ikiz kardeşim eceli..
ey adımı adı misali taşa yazan usta
yalnızlığımı da yazsaydın ya
başımın tacında duran zamana
ayaklarımın ucundan akan zamana..
bir de geçmiş ve şimdi ve gelecek zamana..''