10 Ağustos 2015 Pazartesi
Rıfat ILGAZ - Defneler Ölmez
DEFNELER ÖLMEZ Şimdi Üç Ulu adam bizim de umduğumuz o aydınlık dünyada bir araya geldiler.
Rıfat Ilgaz ,Fikret Otyam, Kemal Bayram Çukurkavaklı.Üç mualif adam .
Kimilerine göre sivri dilli. Kimilerine göre de onurlu ve boyun eğmez.
Bize bu dünyada nasıl yaşanacağını öğrettiler.Fikret Abi de bu gün fırçasını ,kalemini toparladı kalktı göç eyledi .
Şimdi üçü de bir arada .Neler konuşuyorlar acaba.Yaşarken kimliklerini satanlardan mı söz ediyorlar ?
Yoksa kimim şerefli kimim şerefsiz olduğundan mı ? belki de hiç önemsemiyorlar ve onlar bu şiiri birlikte söylüyorlar
DEFNELER ÖLMEZ
Bir mevsim var ki üşütür yeşilliğimi
Ben geceyle gündüzü bilirim yılları değil.
Ölümsüzlüğü getirdim kıyılarınıza
Düşlerimde hep uzak denizler... Kıyılar...
Gidemem, bağlıyım toprağıma.
Dalımla yaprağımla, ben
Bir savaş simgesiyim oysa
İnsan kardeşlerimin gözünde!
Utkular düşleyen başlar için
Bir çelenk!
Savaşlar, soykırımlar gördük,
İskenderler, Sezarlar,
Ne atlar kaldı onlardan, ne meydanlar...
Gittiler, yıkılıp birer birer,
Biz kaldık.
En kıraç topraklarda tutunduk,
Biz defneler.
Dal kırılır, yaprak dökülür
Ölür mü acılara katlanmasını bilenler,
Direnenler tüm kırımlara karşı...
Ölmez sevgiden yana olanlar
Defneler ölmez!
Rıfat Ilgaz
Ataol BEHRAMOĞLU / Ne Yağmur Ne Şiirler

Darağacından Notlar'ı okudun mu?
Sevgilim
Seni
Öpüyorum.
…
sevgilim, binlerce kilometreye
yayılan kalbim
ve gözyaşlarım
ve her şeye
yetişme duygusu.
bütün romanları
yutarak
bütün aşkları
yaşayarak
ve çağdaş ve sarsak
kalbimi
avutamaz
ne yağmur...
ne şiirler...
Ataol BEHRAMOĞLU / Ne Yağmur Ne Şiirler
3 Ağustos 2015 Pazartesi
Simon Rodriguez Simon Bolivar hükümeti eğitim bakanı (yıl 1826)
"Bizim amacımız düşünmeyi öğretmektir.
Belletmek, eğitmek değildir. Belletirseniz bilen kişiler yaratırsınız,
düşündürürseniz yapan kişiler…
Anlaşılmamış şeyleri ezberden okutmak papağan yaratmak demektir.
Hiçbir suretle hiçbir çocuğa ‘neden’ diye sormadan herhangi bir şey yapmasını buyurmayın.
Çocuğa meraklı olup soru sormayı öğretin ki aldığı buyrukların nedenini sora sora, mantık ve akıla boyun eğmeyi öğrensin,
sığ kimseler ve aptal kişiler gibi geleneklere boyun eğmeyi değil.
Bilgisiz insanı herkes aldatabilir.
Yok-yoksul olanı herkes satın alabilir."
Simon Rodriguez
Simon Bolivar hükümeti eğitim bakanı (yıl 1826)
2 Ağustos 2015 Pazar
(..)
Dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
Onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
Onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve
yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. Bütün
ömürleri bu kavgayla geçti. Ne adları vardı onların, ne
ulusları, ne dinleri ne de anıtları.
Ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk.
Savaşlar açtık peşpeşe. Kentleri ele geçirip vahşi bir hayvan gibi avladık.
Nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. Biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken,
bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar..
Dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
Onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
Onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve
yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. Bütün
ömürleri bu kavgayla geçti. Ne adları vardı onların, ne
ulusları, ne dinleri ne de anıtları.
Ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk.
Savaşlar açtık peşpeşe. Kentleri ele geçirip vahşi bir hayvan gibi avladık.
Nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. Biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken,
bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar..
Derler ki, son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ...
Ahmet Telli / Soluk Soluğa
22 Temmuz 2015 Çarşamba
Nevzat Çelik / MERAK
siz şimdi bana bir kucakgökyüzü getirebilir misiniz
demir örgülerle parçalanmamış
suda serin suda pırıl pırıl akan bir yaprak
bana çiçek kokusu bana deniz bana toprak
boyunca mayısa batmış bir ağaç büyütebilir misiniz bana
verebilir misiniz muştusunu silahları susmuş bir dünyanın
aç doydu güneşe sarındı çıplak-diyebilir misiniz
söyleyin bana
okuyabilir misiniz kurtuluş haberlerini şiir tadında
-güney afrika'da
kara öfke
kara bir kartal
gibi kondu
karanlığın gözüne
alaydınlık bir sabah doğdu
zencilerin yüzüne-
mesela
gencecik ölüp gitmek birşey değil
şu kahrolası merak olmasa
Nevzat Çelik / MERAK
bana çiçek kokusu bana deniz bana toprak
boyunca mayısa batmış bir ağaç büyütebilir misiniz bana
verebilir misiniz muştusunu silahları susmuş bir dünyanın
aç doydu güneşe sarındı çıplak-diyebilir misiniz
söyleyin bana
okuyabilir misiniz kurtuluş haberlerini şiir tadında
-güney afrika'da
kara öfke
kara bir kartal
gibi kondu
karanlığın gözüne
alaydınlık bir sabah doğdu
zencilerin yüzüne-
mesela
gencecik ölüp gitmek birşey değil
şu kahrolası merak olmasa
Nevzat Çelik / MERAK
https://youtu.be/VQYKiNIou58
Ahmet Telli / Kalbim katlanma bu dünyaya
" anılar biriktikçe sisleniyor aşklarda
yitiriliyor serüven duygusu ki o zaman
şeytanımı koluma takıp gitmeliyim
yeni bir cehennem kurmalıyım kendime
hep kendini yineliyorken sesler kokular
gittikçe birbirine benziyorken dünle bugun
ölümsüz olmak kadar ürkünç birşey
bu dünyaya alışmak duygusu
sonsuza kadar sonsuzluğa asılı kalmak
tanrılara ödül insanoğluna cezaysa
kalbim bağışlanmayacak birşey yap
katlanma kendine ve bu dünyaya
kalbim ödünç say sana ayrılan ne varsa
geri vermiştin dinini
dilini de unut artık
aztektin yahut kürt, hüznünse kızılderili
geri ver ne kalmışsa sende, umutların dahil
hiçlik, o sezdiren keder
buydu senin payın
duyumsa sülfürün yarışını
seni vur ,seni bekleme, seni tarihsiz kıl
bir kartala parçalat seni kayalara zincirleyerek
kurbanla kurban eden bilinmiyor tarihe bakarsan
bir efsaneydi yaşamak, sende bilmiyorsun bunu
medyomdu kimya bir senfoninin diliydi belki
yeni cehennemler kurmuştuk bilinebilir şeylerden
sözünü tut artık, seni tarihsiz kıl
ve katlanma bu dünyaya ey kalbim "
Ahmet Telli
https://youtu.be/lwQmDcfR-VI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





